21 Ekim 2011 Cuma

Zeus'un Aizanoi'deki Mekanı


Aizanoi, Kütahya şehir merkezine 58 kilometre uzaklıkta, Çavdarhisar ilçesinde bulunan antik bir kenttir. Genellikle İzmir istikametinden Eskişehir istikametine yapılan yolculuklarda Gediz yolu olarak adlandırılan yola girdiğinizde Çavdarhisar'dan geçmek zorunda kalmıyorsunuz. Gediz yolunda Aizanoi tabelasını görünce sapmanız gerekiyor. Bu yol sapağından sonra 2-3 km mesafede yine tabelaları takip ederek fotoğrafta görmüş olduğunuz tapınağa ulaşıyorsunuz.
Aizanoi-Zeus Tapınağı

Aizanoi-Zeus Tapınağı

Aizanoi-Zeus Tapınağı

Aizanoi-Zeus Tapınağı

Aizanoi-Zeus Tapınağı

Aizanoi-Zeus Tapınağı

Aizanoi-Zeus Tapınağı

Vikipedi Aizanoi hakkında neler diyor bir bakalım:
Öyle sanılıyor ki ismi Zeus'un kızı su perisi Erato ile Arkadya ulularından Kral Arkas'ın oğlundan gelmektedir.
Aizanoi kültürel yapısıyla sanat çevreleri tarafından ikinci Efes unvanını almıştır.
Roma dönemine ait tapınağın çevresinde yürütülen kazılar İlk Tunç Çağı'na ait yerleşme tabakalarını da açığa çıkarmıştır. Buradaki ilk kazılar 1926 yılında, ikinci dönem kazıları ise 1970 yılında başlatılmıştır. Aizanoi anik kenti, eski adı Penkalas olan Koca Çay'ın iki yakasında kurulmuştur. Roma döneminde yün, şarap ve tahıl üretimi ile zenginleşen bu şehir, Erken Bizans döneminde bir piskoposluk merkezi olmuştur. Milattan sonra yedinci yüzyılda şehrin önemi giderek azalmıştır. Tapınağın bulunduğu alan, Orta Çağ'da bir hisara dönüştürülmüştür. Selçuklular zamanında buraya yerleşen Çavdar Tatarları, günümüzde buranın "Çavdarhisar" olarak adlandırılmasının nedeni olmuştur.
Aizanoi'da MS 2. yüzyılın ikinci yarısında, bugün dünyanın en eski borsası olduğu söylenen, olasılıkla bir gıda pazarı (macellum) da vardı. Yuvarlak biçimli bu yapının duvarlarındaki yazıtlar, burada satılan malların fiyatlarını da içeriyordu. Buna göre, kuvvetli bir köle iki eşekle, bir at ise üç köleyle aynı değerdeydi.

İşte kısaca Aizanoi budur. Bu kadar sağlam kalabilen bir yapıtın, bu kadar saklı ve tanıtımsız kalması çok enteresan. Kütahyalı bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine bölgeye giderken çok fazla bir beklentim yoktu aslında. Fakat o koca tapınağı büyük oranda sağlam bir şekilde karşımda görünce şok oldum. Bu ilk tapınak Çavdarhisar evleriyle sarılmış şekilde ve tel örgüler arasında bulunuyor. İlk gidişimde bir giriş kapısı bulamadım. Heyecanımdan arabamı daha geride bırakarak tel örgülerden geçiş yapabilecek bir nokta aramaya koyuldum ve zorlu bir parkuru geçerek tapınağın dibine geldim. Bir de baktım bir adam eşi ve çocuğuyla beraber orda. Demek ki daha kolay girilebilecek bir yer varmış diye düşündüm. Biraz daha yaklaşınca arabamı 100m ilerde bıraksaydım insan gibi kapıdan giriş yapabileceğimi gördüm. O esnada görevliyle göz göze geldik ve ben bir kaçak olarak (tellerden girdiğim için) el kol hareketleriyle neden kapıdan girmediğimi izah etmeye çalışırken o da bana tamam bıdı bıdı yapma işareti yaptı. Hemen vizörümün arkasına saklanarak konuyu fotoğrafla örttüm.
Yolunuz düşerse sadece yarım saatinizi ayırarak burayı kendi gözlerinizle görmenizi şiddetle tavsiye ederim. 

2 yorum:

  1. Değerli blog yöneticisi internette gezinirken sitenize rastladık ve çok beğendik. Önemli bilgiler veriyorsunuz. Datron servisleri olarak sitenizin takipçisi olduk.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...